• insanların en büyük hatası

    9.
    beyinlerini dört duvar arasına sıkıştırmış, daima yankılanan fikirlerine biat ediyorlar.

    Doğru bir şekilde okumaktan, dinlemekten ve anlamaktan acizler.

    okudukları cümleden istediği kelimeyi cımbızla çekiyor, dinlediklerinden de duymak istediği kelimeyi seçiyorlar. Ve böylece her şeyi, anlamak istediği şekilde, anlamak istediği ölçüde anlıyorlar.
    4 ... topal talih
  • erkeklere potansiyel sapık gözüyle bakan kız

    76.
    bunu yapan insanlar benim gözümde, kendini beğenmiş ve düşüncesizin tekidir.
    evet biliyorum, ülkede şerefsiz çok. son zamanlarda çok da üzücü olay gördük onu da anlıyorum.
    ama bu size; her erkeğe gereksiz önyargı ile yaklaşıp, her an zan altında bırakabilmek gibi bir hak vermiyor.

    başımdan bu konuya dair bir olay geçti;

    şehirlerarası bir otobüste gidiyorum. boş kalan tek koltuk var, o da bir erkeğin yanı.
    Hanımefendiye durumu anlatmış ve eğer isterse son koltuğu verebileceklerini söylemişler.

    bu arada ben de tekli bir koltukta oturuyorum.

    neyse tam hareket vaktin geldiğinde, hanımefendi; "şoför aracılığıyla" benimle yer değiştirmek istediğini söyledi.
    normal şartlarda, tatlı dil ve rica ile kabul eder ve yer değiştiririm. başta da dediğim gibi; olayları ben de görüyor ve anlayabiliyorum.

    Ama sen, hem tüm yolcuların duyacağı bir şekilde bağırıp yanında oturan insana sapık muamelesi yap. Hem de benim oturduğum koltuğu bir başkasına söyleterek iste.
    bu ne saygısızlıktır.

    böyle böyle, kalabalık ortamlarda bulunmaktan ve bir kadın ile yan yana olmaktan korkar olduk arkadaş.
    13 -4 ... topal talih
  • hüzünlendiren fotoğraflar

    152.
    hüzünlendiren fotoğraflar

    hep uzaklara dalan ve etrafındaki kimseyi rahatsız etmeyen bu arkadaşla sık sık karşılaşıyoruz. selam veririm ama çoğu zaman pek umursamaz. devam eder boşlukları süzmeye.
    hem zaten kimseye de başını uzatmaz, gururludur kendisi.
    tasmasına da aldanmayın, sahipsizdir kendisi. Ama bir o kadar da sahiptir kendine.
    neyse.
    onun haberi yok ama adını hüzün koydum ben.
    bu yüzden baktıkça hüzünlenirim bu arkadaşa.
    11 ... topal talih
  • sözlük yazarlarının korkuları

    2192.
    biriyle aynı odada yatmaktan ve uyurken konuşmaktan çok korkuyorum. hatta sırf bu yüzden sabaha kadar uyumadığım geceler oldu.
    hayır sanki fbı ajanıyım da gizli bilgileri aktarmamam gerekiyor gibi hissediyorum. çok garip çok.
    ama eminim ki polislik yapıyor olsaydım kesinlikle gizli ajan olmuştum. *
    7 ... topal talih
  • sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar

    6498.
    sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar

    mesela; gökyüzü kızıla çalıyor bir öğlen, denizin mavi akıntısının hiçbir anlamı kalmıyor.

    her an kızıla çalabilir ve anlamsızlığını yüzüne vurabilirim ona göre.
    35 -3 ... topal talih
  • saygı

    194.
    şehirlerarası otobüste; yolculuk boyunca telefon görüşmesi yapan
    ve ortalığı kokutacağı bilinen yiyecekler yiyen,
    Film içerisinde söylenen replikleri sinema salonundaki herkesin duyacağı şekilde gülerek haykıran,
    Kaldırımda halay çekercesine yürüyen ve merdivenlerde sağ kuralına uymayıp
    insanları yolundan eden dengesizlerin sahip olmadığı, insanda aradığım yegane özellik.

    katil edersiniz insanı katil.
    9 ... topal talih
  • yazarların duygu durumları

    69.
    hep bir arayış içerisinde olan durumlardır.

    sabaha, umut
    öğlene, hayalleri koşturacak ve gerçekleştirebilecek kadar azim ve hırs
    ikindiye doğru, sakin ve sessiz bir şekilde, hüznün başlangıcını simgeleyen çatlaklar.
    akşam, müzikle ve düşünceler ile gelen melankoli
    gecenin ilerleyen saatlerinde ise, birbirini kovalayan duygu durumlarından yorgun düşmüş zihnin, kontağı kapatışı ve yeni bir günün tekrarına hazırlıklarını yapması.
    11 ... topal talih
  • sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

    17572.
    sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

    ya bastona muhtaç bir halde topallıyor talihim
    ya da ayaklarım, hayallerime uzanacak kadar uzun değil. hangisi bilemiyorum ama bir şeyler eksik onu biliyorum.
    24 ... topal talih
  • al pacino

    462.
    Oyunculuğunun üst düzeyde olması bir yana, normal hayatında da mükemmel bir insan olduğunu düşündüğüm ve de fırsatım olsa tanışmadan ve bir kere azarını yemeden ölmek istemediğim aktör.

    al pacino

    "bazen bir iyilik, seni kurşundan daha hızlı ölüme götürür."

    carlito's way
    20 ... topal talih
  • ben bu yazıyı öylesine yazdım

    2774.
    kaldırımın üzerinde bulunan bir taşa gelişine vursam. taş da gidip birinin ayağına çarpsa, daha sonra ondan sekip bir başkasına ve sonra bir başkasına..
    hatta sonra da, taşın dokunduğu herkes birbirine bakıp gülümsese fena mı olur?
    diye düşünüyorum arada.
    amma düşünceler kolayca eylemlere dökülmüyor tabii. öylece geçip gidiyorum taşın yanından.

    bir gün olur da o taşa vuracak cesareti bulursam, çok kişide tebessümler yaratacağıma inanıyorum.
    19 -1 ... topal talih
  • sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar

    6285.
    sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar

    dönüşü düşünmeden gitmek için güzel bir fırsat.
    tek yapmam gereken; bu köprüyü geçmek.
    geçebilir miyim?
    bilmiyorum.
    25 ... topal talih
  • neyse

    203.
    Öyle bir an geliyor ki; sevdiğim insanlara olan, tüm kırgınlıklarımı ve kızgınlıklarımı bir bir haykırmak istiyorum. Kıyıda köşede ne varsa hem de, es geçmeden.
    Ama yapamıyorum işte, tek gülüşleri yetiyor.
    O tek bir gülüş, söylemek istediğim her şeyi tek kelimeye sıkıştırıp kulaklarıma fısıldıyor.
    Neyse.

    Sonra da geceleri, kan çanağı gözler ile, neyseleri bir bir açıp seriyorum önüme.
    Olan yine bana oluyor.
    14 ... topal talih
  • bir nesne olsaydın ne olurdun

    16.
    bir nesne olsaydın ne olurdun

    eskimiş bir trafik lambası.
    insanları zorla yönlendirmek ve eylemlerini düzenlemek bana göre değil.
    içten gelmeli bazı duygular, samimi olmalı.
    Ve bazen, kırmızı ışık yaktığımda, gözlerimde yanan yeşil anlaşılmalı.
    25 ... topal talih
  • hüzün

    278.
    çalma listesinde, frank sinatra'nın ardından zeki müren'in gelmesi gibi bir şey bu. o derece anlamsız, o derece yersiz.
    9 ... topal talih
  • sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

    17308.
    Rüzgara karşı yürüyebilmek ne kadar zor ise, rüzgarı arkamıza alıp yürüyebilmek de, bir o kadar zor.

    desteğin de, engelin de fazlası yoruyor insanı.
    12 ... topal talih
  • az bulunan insan tipi

    11.
    'gerçekten dinleyebilen' insan, bu kategoriye giriyordur diye düşünüyorum.
    fark ettiğim kadarıyla herhangi bir konuşma sırasında, genellikle; karşımızdakinin söylediklerine değil de, söylediklerine vereceğimiz cevaba odaklanıyoruz.
    misal; derdini anlatan bir insana; başlıyoruz kendi dertlerimizi anlatmaya, o olmadı çevremizde daha kötülerinin olduğunu söyleyerek teselli ediyoruz. ya da güzel bir öneride bulunana, daha iyisini bildiğimizi söyleyerek moralini bozabiliyoruz.
    hele ki, fikir ve düşüncelerimiz uyuşmuyor ise dinlemeye bile değer bulmuyoruz.

    sonuç olarak, daima; dinleyip, anlamaya değil de, anlatmaya yelteniyoruz.
    11 ... topal talih
  • olta

    16.
    balıkçıların; sabırlı olarak ve biraz da işin püf noktalarını bilerek, çok rahat bir şekilde balık yakalanabileceğini söylediği alet.

    ama ben anlamıyorum; balığın, sabrımızın seviyesine ya da bildiğimiz tekniklerin sonucunda oltaya takıldığını nereden biliyoruz ki? nereden geliyor bu kesinlik?
    tavada kızarırken; abi çok sabırlı adammışsın ne yaptım ettim kaçamadım, helal olsun falan diyor da ben mi bilmiyorum?
    belki de balığın sabrı tükenmiştir, o yere göğe sığdıramadığımız koskoca deniz, dar gelmiştir ona olamaz mı?
    hatta bu da yetmemiş, denizin kuvvetli akıntısına dayanamamıştır ve küçüklüğünden dem vurduğu bedenini kancanın ucuna saplamıştır.
    kim bilebilir?

    eylemlerimize gereğinden fazla anlam yüklüyoruz. ama bu anlamların ne kadarı yerli yerinde oluyor, orası muamma.
    12 ... topal talih
  • sözlük yazarlarının itirafları

    174891.
    üzerime karamsar bir hava çöktüğünde; youtube'u açıp, çalmayı hayal ettiğim tüm müzik aletlerini solo olarak dinliyorum. ve son zamanlarda, bunu her gece rutine binmiş bir şekilde yaptığımı fark ettim.

    sözlük yazarlarının itirafları

    bir gün böyle bir odada, kendi çaldıklarım ile mutlu olduğum o anları iple çekiyorum. sırf bu hayal için bile, hayatın yaşamaya değer olduğunu düşünüyorum.
    iyi ki varsın müzik.
    10 ... topal talih
  • kitap alıntıları

    2684.
    Bir ara insanları anladığımı sandım, sonra sandığımı anladım..

    Sigmund Freud
    14 ... topal talih
  • çocukken yapılan salaklıklar

    3904.
    bi' gece geç saatlerde zbk(zile bas kaç) oynuyorduk. mahallede in cin top oynuyordu. herkes uyumak için yataklarına girmiş, tüm ışıklar kapanmıştı.
    anlayacağınız, ıssız sokaklarda duyulan tek ses bizim ayak seslerimizdi. ama sorun şu ki, ışığa dair hiçbir şey yoktu. karambole koşuyorduk yani.

    neyse, yine bir zile basmış ve o heyecanla koşuyorken, karanlıktan dolayı sokağı kapattıkları zinciri görmemiştim. hayır, bir de her gün top oynadığım sokak olmasa hiç üzülmem. ama ne yapacaksın görmedim işte.
    işte o görmediğim zincirden sonrasını hatırlamıyorum. takılıp kafa üstü düşmüş ve bayılmışım. artık hangi evin ahı tuttuysa, çok da kötü düşmüşüm. uyandığımda evdeydim ve annem yanı başıma oturmuş, yaraları temizliyordu.
    o günden sonra zillere basarken, hiçbir izi kalmamış olsa da, yüzümdeki yaralar derinden derinden cız ediyor.
    hatta, doğru zile basmak için defalarca kontrol ediyorum.

    salaklıklardır.
    6 ... topal talih
  • yeni şeyler getiriyorum